KARATAY’DA DİRENÇLİ KENTLER İÇİN ÇALIŞTAY DÜZENLENDİ

Konya Karatay Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen çalıştayda, Konya’daki yerel yönetimlerin iklim riskleri karşısındaki ortak sorunları, mevcut uygulamaları ve uygulanabilir çözüm modelleri ele alındı.
KARATAY’DA DİRENÇLİ KENTLER İÇİN ÇALIŞTAY DÜZENLENDİ
Kayıt Tarihi: 04.10.2026 12:53 - Son Güncelleme: 06.10.2026 13:13
YAZI
A

Konya Karatay Belediyesi ev sahipliğinde, Kent Araştırmaları Enstitüsü paydaşlığında “Dirençli Kentler Uygulama Modeli Geliştirme Çalıştayı” düzenlendi. Ali Ulvi Kurucu Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen çalıştayda, Konya’daki yerel yönetimlerin dirençli kent yaklaşımı kapsamında karşılaştığı ortak sorunlar, mevcut uygulamalar ve uygulanabilir çözüm modelleri değerlendirildi.

Çalıştay, “COP31 Antalya 2026” kapsamında yürütülen “İklim Risklerinin Yerel Yönetimlerin Karar ve Yönetim Süreçlerine Entegrasyonu” başlıklı yan etkinlik çalışmalarının bir parçası olarak gerçekleştirildi.


Programa Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Kent Araştırmaları Enstitüsü Genel Direktörü Emir Osmanoğlu, Konya İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Dr. Halil İbrahim Çiçekdağı, Konya İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü Şube Müdürü Fethi Çoruk, Konya Teknik Üniversitesi (KTÜN) Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık ile akademisyenler, uzmanlar, araştırmacılar ve davetliler katıldı.

OSMANOĞLU: “DİRENÇLİ KENTLER KURUMLARIN BİRLİKTE KARAR VERMESİYLE ÖLÇÜLÜR”

Kent Araştırmaları Enstitüsü Genel Direktörü Emir Osmanoğlu, çalıştaya ev sahipliği yapan Karatay Belediyesi ve Belediye Başkanı Hasan Kılca’ya teşekkür etti. İklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca rapor ve stratejilerle değil, yerel yönetimlerin somut kararlarıyla hayata geçirilebileceğini belirten Osmanoğlu, toplantının iklim meselesini bir gündem başlığının ötesinde yönetim sorumluluğu olarak ele alma iradesini ortaya koyduğunu söyledi.


İklim değişikliği konusunda mevcut bilgi birikiminin önemli ölçüde yeterli olduğunu ifade eden Osmanoğlu, asıl meselenin elde edilen bilginin karar alma süreçlerine aktarılması olduğunu kaydetti.

İklim riskleriyle mücadelenin raporlama ile sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Osmanoğlu, üretilen bilginin imar planlarından altyapı yatırımlarına, sulama tercihlerinden belediyelerin yıllık yatırım programlarına kadar karar süreçlerine yansıması gerektiğini belirtti.

İklim riskleriyle mücadelede dil ve yöntem, zaman ve sorumluluk olmak üzere üç temel boşluk bulunduğunu dile getiren Osmanoğlu, şöyle konuştu:

“İklim riskleri on yıllar içerisinde büyür; yerel kararların döngüleri ise çok daha kısadır. Bugün alınmayan bir karar, yarın çok daha pahalı bir müdahaleye dönüşebilir. Riski bir kurum ölçer, planı başka bir kurum yapar, yatırımı bir üçüncüsü üstlenir. Aradaki bağ kurulmadığında risk herkesin konusu olur ama kimsenin kararı olmaz.”

Osmanoğlu, çalıştayın önemli yönlerinden birinin söz konusu boşluklara sahadan bakması olduğunu belirterek dirençli kent tartışmalarının yalnızca genel ilkeler üzerinden yürütülmemesi gerektiğini ifade etti.

Konya Ovası’nda su, tarım, sanayi ve kentleşme baskılarının aynı anda yaşandığına dikkat çeken Osmanoğlu, dirençli kentlere ilişkin ilkelerin uygulanabilirliğinin, bu kararları hayata geçirmek zorunda olan yerel aktörlerin deneyimleri üzerinden değerlendirilmesinin önemine işaret etti.

Osmanoğlu ayrıca, 12-14 Ekim tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek 11. Kent Araştırmaları Kongresi kapsamında gerçekleştirilecek Karatay özel oturumunda çalıştaydan elde edilecek bulguların akademik tartışmaya taşınacağını söyledi.

Başarılı uygulamaların yanı sıra başarısız deneyimlerin de açık biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Osmanoğlu, dirençli kent modellerinin yalnızca başarı hikâyelerinden değil, işe yaramayan uygulamalardan çıkarılan derslerden de beslenmesi gerektiğini ifade etti.

Osmanoğlu, dirençli kent yaklaşımının temelinde kurumlar arası iş birliği ve ortak karar alma kapasitesinin bulunduğunu vurgulayarak, “Bir şehrin direnci, kurumların birlikte karar verebilme becerisiyle ölçülür. Bugün burada bir araya gelmemizin anlamı da bu becerinin kendisidir” dedi.


KILCA: “DİRENÇLİ KENT KAVRAMININ GERÇEK KARŞILIĞI UYGULANABİLİRLİKTİR”

Konya Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca da çalıştayda yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin artık geleceğe ilişkin uzak bir senaryo olmadığını belirtti.

Kılca, “Dirençli Kentler Uygulama Modeli Geliştirme Çalıştayı” kapsamında yalnızca bir çalıştay gerçekleştirmek için değil, şehirlerin karşı karşıya olduğu iklim risklerine yerel yönetimler olarak nasıl cevap verilebileceğini birlikte düşünmek amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.

Şehirlerin iklim değişikliği kaynaklı risklerle giderek daha fazla karşı karşıya kaldığını ifade eden Kılca, su kaynakları üzerindeki baskıdan kuraklığa, aşırı hava olaylarından afet risklerine kadar pek çok alanda etkilerin görüldüğünü belirtti.

Bu risklerin yalnızca tek bir belediyenin sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceğini söyleyen Kılca, şöyle konuştu:

“Bir havzadaki su kaybı tarımsal üretimi, bir bölgedeki iklim riski ise başka bir bölgedeki planlama ve altyapı kararlarını etkileyebiliyor. Bu nedenle dirençli kent yaklaşımının temelinde yalnızca risklere müdahale etmek değil; riskleri doğru anlamak, doğru veriyi kullanmak ve bu bilgiyi karar alma süreçlerine zamanında taşımak bulunuyor. Bizim için dirençli kent kavramının gerçek karşılığı, uygulanabilirliktir. Karatay Belediyesi olarak biz de çalışmalarımızı bu anlayış doğrultusunda geliştirmeye gayret ediyoruz.”


SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE İKLİM ÇALIŞMALARI ELE ALINDI

Karatay Belediyesi olarak sürdürülebilirlik ve iklim dirençliliği alanındaki çalışmalarını geliştirmeye devam ettiklerini aktaran Kılca, 2021 yılında Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları kapsamında Gönüllü Yerel Değerlendirme Raporu hazırladıklarını hatırlattı.

Bu çalışmayla sürdürülebilirlik faaliyetlerini ölçülebilir ve raporlanabilir bir çerçeveye taşımaya başladıklarını ifade eden Kılca, Avrupa ve küresel ölçekteki iklim ve enerji girişimlerine de dahil olduklarını belirtti.

Kılca, Avrupa Birliği İklim Değişikliğine Uyum Misyonu kapsamında iklim dirençliliğini geliştiren şehirler arasında yer aldıklarını, 2025 yılında hazırlanan Sürdürülebilir Enerji ve İklim Değişikliği Eylem Planı ile de azaltım ve uyum hedeflerini belediyenin farklı hizmet alanlarını kapsayan bütüncül bir çerçeveye oturttuklarını kaydetti.

“Bu yaklaşımı, Karatay’ın karşı karşıya olduğu somut riskler üzerinden daha ileri bir noktaya taşımaya çalışıyoruz. “Dirençli Karatay” projemiz de bunun önemli bir örneğidir. Bu anlayışla, bugün burada Karatay’ın deneyimini ortaya koyarken bunu tek başına bir model olarak sunmak yerine, Konya’daki diğer belediyelerin, kamu kurumlarının, akademisyenlerin ve uzmanların deneyimleriyle birlikte değerlendirmeyi amaçlıyoruz.”

ÇALIŞTAY SONUÇLARI AKADEMİK ZEMİNE TAŞINACAK

Çalıştay kapsamında dört tematik masada gerçekleştirilecek çalışmaların önemine değinen Kılca, amaçlarının yalnızca sorunları sıralamak olmadığını belirtti.

Kılca, “Amacımız yalnızca sorunları sıralamak değil. Hangi çözümlerin mevcut belediye araçlarıyla uygulanabileceğini, hangi engellerle karşılaşıldığını ve hangi kurumlarla iş birliğine ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Çalıştayda ortaya çıkacak sonuçların salonla sınırlı kalmasını istemediklerini dile getiren Kılca, elde edilecek yerel yönetim deneyimleri ve ortak çözüm önerilerinin akademik zeminde değerlendirilerek Kent Araştırmaları Enstitüsü tarafından gerçekleştirilecek 11. Kent Araştırmaları Kongresi’ne katkı sağlayacağını söyledi.

COP31’in Türkiye’de gerçekleştirilecek olmasının şehirlerin iklim değişikliğiyle mücadeledeki deneyimlerinin ve yerel çözümlerinin görünür hale gelmesi açısından önemli bir fırsat olduğunu kaydeden Kılca, Konya’da ortaya konulacak ortak sorunların, çözüm önerilerinin ve uygulama deneyimlerinin ulusal ve uluslararası iklim gündemine taşınabilecek bir bilgi birikimine dönüşmesini hedeflediklerini belirtti.

Kılca, “Yerel yönetimlerin sahada karşılaştığı sorunları ve geliştirdiği uygulanabilir çözümleri bir araya getirerek, COP31 sürecine yerel yönetimlerin deneyimleriyle katkı sunmayı önemsiyoruz” dedi.

DÖRT TEMATİK MASADA ÇALIŞMA YÜRÜTÜLDÜ

Yerel yönetimlerin saha deneyimini, ilgili kamu kurumlarının teknik birikimini ve akademinin metodolojik katkısını aynı zeminde buluşturmayı amaçlayan çalıştay, yarım günlük, yüz yüze ve çıktı odaklı bir formatta gerçekleştirildi.

Katılımcılar, uzmanlık alanlarına göre belirlenen dört tematik çalışma masasında değerlendirmelerde bulundu. Masa çalışmalarında dirençli kentlerin oluşturulmasına yönelik mevcut durum, karşılaşılan sorunlar, ihtiyaçlar ve uygulanabilir çözüm önerileri ele alındı.

Çalışmalar; İklim, Afet ve Risk Yönetimi; Dirençli Kentsel Planlama ve Yapılaşma; Su, Yeşil Alan ve Doğa Temelli Çözümler; Yönetişim, Finansman, Veri ve Teknoloji başlıkları altında gerçekleştirildi.

Program, çalıştay bilgilendirme sunumu, iyi uygulama sunumları, çalışma yöntemi ve prosedürlerinin aktarılmasıyla başladı. Ardından iki ayrı masa oturumu gerçekleştirildi. Oturumlar arasında masa özetleri değerlendirilerek bir sonraki çalışma için hazırlıklar yapıldı.

Tematik masalarda yürütülen çalışmalarla, Konya’daki yerel yönetimlerin kendi koşullarına uyarlayabileceği ortak bir dirençli kent uygulama modelinin geliştirilmesine yönelik somut çıktıların ortaya konulması hedeflendi.

Çalıştay, katılımcıların gerçekleştirilen çalışmalar ve ortaya çıkan önerilere ilişkin değerlendirmeleriyle sona erdi.

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Benzer Haberler

Kategorideki Diğer Haberler