KARA BULUTLAR

Kayıt Tarihi: 01.01.1970 02:00 - Son Güncelleme: 02.06.2026 21:13
YAZI
A

Tarihimizin en büyük orman yangınları ile mücadele ederken, peş peşe gelen, ölümcül otobüs kazaları ile sarsıldık.

Sel felaketleri ile acımız katlanarak arttı. Kara bulutlar dolaşmaya devam ediyor.

Antalya – Manavgat’ta 4 ayrı noktada eş zamanlı başlayan yangın, kısa sürede ülkemizin bir çok noktasında günlerce yerleşim yerlerini dahi tehdit ederek, yakarak ; binlerce dekar alan gözlerimizin önünde kül oldu.

Yangın tedbirleri ve müdahaledeki eksiklikler günlerce konuşuldu.

Devletin kurumları, belediyeler ve sivil toplum örgütleri arasında pratikte olması gereken eş güdüm ve koordinasyonun sağlanamaması; yangın felaketinin acı sonuçlarını milletçe yüreğimizde yaşattı...

Yangın söndürme uçakları üzerinden tartışmalar yapıldı. Sonuçta hızlı ve etkili müdahale edebilecek havadan söndürme filosunun eksikliğini üzülerek müşahede ettik.

Yeşil vatan olmadan ana vatanın kıymeti var mıdır? Mavi vatan da yeşil vatan da ana vatanın cennet parçalarıdır.

Muhakkak yaşadığımız felaketlerde insan unsurunun etkisi çok büyüktür.

Otobüs kazaları en ince detayına kadar sorgulanmalı. Nerelerde hatalar yapıyoruz? Şoförlerin çalışma koşulları nasıl? Uyku düzenleri yeterli mi? Otobüsler bakımlı ve onlarca insanı güvenli taşıyabilecek vasıfta mı? Denetim eksiklikleri var mı? Bunlara benzer onlarca soru ile  neşter vurulmalı.

Özellikle ülkemizin en yağışlı bölgesi Doğu Karadeniz’in yerleşim biçimi, yapılaşma, dere yataklarının konumu; onlarca HES’in ani yağışlara etkisi çekaptan geçirilmeli.

Bu tür afetlerin maddi sebepleri olabileceği gibi manevi sebepleri de muhakkak vardır.

Milletçe kardeş olabiliyor muyuz?

Tabiatın sahibi, yaratıcısı olan Yüce Allah ile bağımız hangi yönde? Gazab-ı İlahiye’yi celp eden davranışlar içinde miyiz? Kudretullah’a mı dokunuyoruz?

Kara bulutlar; ancak ve anacak tabiatla dost, tabiatın dengesini bozmadan, tüm canlıları koruyan; hayat alanlarına müdahale etmeyen bir anlayışla dağılabilir.

Gözümüzü beton hırsı bürümüş. Güzelim sahillerimiz betonlaşmaya açılmakta. Her nedense en güzel deniz manzaralı yerler bir bir yanıyor, ucube betonlar dikiliyorsa tabiatla barışık olabilir miyiz?

Hülasa; kara bulutlar dolaşmaya devam ediyor. Felaketler üst üste geliyor.

Devletin sorumluğu kadar fert fert her bir vatandaşımızın da sorumluluğu ve ödevi vardır.

Duamız; kara bulutların dağılarak, cennet vatanımızda kardeşçe kenetlenerek güzellikleri beraberce yaşamak...

ETİKETLER: