BİREYDEN TOPLUMA SORUMLULUK

Kayıt Tarihi: 01.01.1970 02:00 - Son Güncelleme: 16.04.2026 21:18
YAZI
A

Toplumun sağlıklı, mutlu, huzurlu olabilmesi adına yapılacak sosyal sorumluluk çalışmaları ancak bireyin öncelikli sorumluluklarını yerine getirmesi sonucunda anlam kazanır.  

Toplumdaki sorunlara duyarlı bireyler yetiştirmek için çocuklara ailede ve okulda sorumluluk bilincinin verilmesi gerekir. UNİCEF, UNESCO ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen; duygudaşlık, iletişim becerisi, yaratıcı düşünme, problem çözme gibi yaşam becerilerinin çocuklarda geliştirilmesi için sorumluluk duygusunun ailelerce kazandırılması gerekir.  Sorumluluk bilincini içselleştirmiş çocuklar, toplumda alacakları görevleri yerine getirmekten haz alırlar. Çocukluğumuzda güğümler ve testilerle eve su taşıma görevi verilirdi. Verilen bu sorumluluk duygusu aynı zamanda bize işe yarama ve özgür olma hissini verirdi. Çünkü sorumluluk almak aynı zamanda kararlar almamızı; iletişim kurma, işi kolaylaştırma adına düşünme, yaşam becerilerimizin gelişmesine olanak tanıyordu.

Yaşımıza uygun işler çocukluğumuzda verilir, karşılığında en büyük ödül “aferin” ya da “ bravo” olurdu. Kendi evimizin işini bitirdiğimizde arkadaşlarımızın yapacağı işlere yardımcı olurduk. Çevremizde yaşlı birisi varsa toplanıp onun evinin su taşıma ihtiyacını da çözerdik.

Ailelerimiz, sen yapamazsın, suyun yarısını ancak getirirsin, demek yerine taşıdığımız suyun miktarına bakmaksızın “aferin” der. Su biterse tekrar sorumluluğumuzu hatırlatırlardı. Cesaretimizin kırılmaması, daha çok sorumluluk alma özgürlüğü ve özgüvenini bize kazandırmıştı. Verilecek sorumluluk bir ebeveyn tarafından gösterilir, bir defa anlatıldıktan sonra iş bize bırakılırdı. Sorumluluğun sonucu kontrol edilirdi. Yerine getirdiğimiz her sorumluluğun sonunda aldığımız mutluluk, yeni alacağımız sorumluluklar için içsel bir motivasyon sağlardı.

Şu an çocuklara sorumluluk bilinci vermek, aileleri daha çok zorlamaktadır. Oysaki ebeveynler olarak çocukların sorumluluklarını yerine getirme konusunda onlara güvendiğimizi göstermeli ve onların anlayacağı iletişim dilini kullanmalıyız.  Çocuklara yüklenen sorumluluklar ve verilen yetkiler sonucunda ne yapmaları gerektiğini değil, anlaştığınız kurallar çerçevesinde sonuçlardan sorumlu olmasını sağlayabiliriz. Sorumluluğun yerine getirilmesinde vereceğimiz özgürlük, çocuğun özgüvenin gelişmesine katkı sağlar. Özgüven, çocuğun mutlu olmasının yolunu açar. Aldığı sorumluluktan haz alan çocukların yaşam becerilerini ve sorumluluk bilincini geliştirmekle birlikte, içselleştirmesini sağlamış oluruz.

Karakteri sorumluluk yetkisi ile yoğrulan bireyler, sadece kendisine fayda sağlamakla kalmaz; toplumun faydasına olacak sosyal sorumluluklarda da yer almayı kendine görev bilirler ve bunu başarı ile yerine getirirler. Çocukken ailelerimizden örnek aldığımız bir diğer sorumluluk türü imece usulü yapılan işlerdi.  Bireyler, işini yetiştiremeyen ya da yapmaktan yoksun olanların işini bir araya gelerek yaparlardı. Toplumun menfaati için yapılan bu iş, insanlar arasındaki dayanışma ve huzuru artırmaktaydı. Günümüzde imecenin yerini sosyal sorumluluklar karşılamaktadır.

Avrupa ülkelerinde kişinin topluma faydalı olması için yapılan sosyal sorumluluk görevlerinde rol alma bilinci oluşturulmuştur. Üniversiteye ya da işe alımlarda sosyal sorumluluk açısından yaptığınız çalışmalar da göz önünde bulundurulur.

Türk Kızılay Gönüllü Yönetim Direktörlüğü koordinesinde gerçekleştirilen  “Gönüllü Öğretmen-im ol”  projesi ile 15 ilimizdeki ihtiyaç sahibi yerli ve mülteci öğrencileri okul derslerinde destekleyecek gönüllü üniversite öğrencisi ve lisans mezunu kişileri bir araya getiren örnek bir sosyal sorumluluk projesidir. Yerel yönetimlerimiz, buna benzer sosyal sorumluluk projeleri sürdürülebilirliği ve etkisi sağlayarak geliştirmelidirler.

Yerel yönetimlerimiz, kurumsal sosyal sorumlulukları hazırlarken kullanılacak insan kaynağında gönüllü çocuklar ve gençlerin yer alabileceği çalışmaları planlamalıdır. Çalışmada yer alacak çocuklar ve gençlerin neler yapabileceği ya da yetişkinlerin çocuk ve gençler için neler yapabileceği konusunda projeler geliştirilmelidir. Günümüzdeki su kıtlığı ile mücadele etmek için çocuk ve gençlerle bir sosyal sorumluluk projesi geliştirilerek, her çocuğun ya da yetişkinin kendi evinin su yönetim yetkisi ile tasarruf bilinci ailelerde oluşturulabilir. Buna benzer trafik, sağlık, çevre, eğitim, dezavantajlı bireyler, spor, kültürel değerlerle ilgili sosyal sorumluluk çalışmaları geliştirilebilir. Geliştirilen çalışmaların uzun soluklu ve etkilerinin sürdürülebilir olması yanında gönüllü olan bireylerin de zamanlarına uygunluğunun sağlanması önemlidir. Yapılacak sosyal sorumluluk çalışmaları, gönüllük esasına göre ve sonucunda bireysel bir menfaat ya da ödülün olmadığı toplumsal menfaat güdülerek gerçekleştirilmelidir.

Carrel’in ifade ettiği gibi “Sorumluluk büyük şey yapmak değil ne kadar küçük olursa olsun gerekeni yapmaktır.” Toplumumuz ve çocuklarımız için yapabileceğimiz en güzel iş bireylere yaşam becerilerini sorumluluk vererek geliştirmektir.

ETİKETLER: