YAZ! KORKMA!

Kayıt Tarihi: 01.01.1970 02:00 - Son Güncelleme: 15.04.2026 21:07
YAZI
A

“Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!”

Tacettin dergâhında gece yarısı uyanarak, bu satırları unutmamak için duvarlara kazıdı Akif. Her okuduğumda tüylerimin diken diken olduğu, vatanıma tekrar âşık olduğum, içimdeki vatan sevgisinin coştuğu, Kurtuluş Savaşı’nın büyüklüğünü sanki yaşamışçasına atalarımla bir daha övünmeme neden olan, gelecekte önümüze çıkacak engelleri aşacak motivasyon duygusunu yükleyen bu şanlı şiirin, bizim İstiklâl Marşımız olması ile ne kadar övünsek azdır. Mehmet Akif Ersoy; şanlı marşımızı içindeki vatan sevgisi, millet sevgisi olmasa yazabilir miydi? Bir tutkuydu Ersoy’daki, paranın değerli olduğu o günlerde paltosu bile olmadığı halde verilen ödülü Kızılay’a bağışlamasını sağlayan, bir tutkunun eseriydi arkadaşlarına verdiği sözü yerine getirmek. Sadece yetenek değil ondaki, içinde yaşattığı duyguların dışa yansımasıydı. Halkın karakter abidesiydi, şairliğinin yanında iyi bir yazar, sohbetlerin aranan kişisi, iyi bir sporcu ve devlet adamıydı. Ersoy, tüm şiirlerinde duygularını geleceğe yansıtmayı başarmıştır. Çanakkale Savaşı’nda hiç yer almadığı halde görevli olarak gittiği Medine’de savaşın kazanıldığını öğrenmiş, “Allah’ım Çanakkale Destanı’nı yazmadan canımı alma!” diyerek,

***

“Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.”

Satırlarının yer aldığı Çanakkale Destanı’nı orada yazmıştır. Şiirlerinde aynı duygu ve heyecanı yaşıyoruz çünkü duasında bile yazmak varsa insanın, duyguların şiirde manevi bir ruha kaplanmış sözlere dönüşmesi imkânsız değildir.

21.yüzyılda insanı insan yapan duyguların öne çıktığı bir gerçektir. Bu duyguyu çocuklarımıza gösterebileceğimiz, Mehmet Akif Ersoy gibi şair ve yazarlarımızın eserlerine sahip olmak büyük bir şanstır. Çünkü çocukların ve gençlerin duygularını ifade etmesinin en güzel alanlardan biri de edebiyattır. Çocuklar için “ çocuk edebiyatı”, gençler için ise “edebiyat” kavramları üzerinde durulması gerekmektedir. Eğitim sürecinde bilişsel süreçler, duyuşsal çalışmalar ile desteklendiğinde konuşma ve yazma becerileriyle kendini ifade edebilen bireyler yetiştirmek mümkündür. Kendini ifade etmede başarılı olan çocuklar, yaşamlarının ileriki dönemlerinde akranlarına göre daha başarılı ve üretken olmaktadırlar.

***

“Gelecek Kelimelerde” başlıklı yazımda otuz milyon kelime farkından bahsetmiştim. Bu açığı kapatmak, okumayı ve yazmayı çocukların rutini haline getirmek için onlara hayal kurmasını, duyuşsal özelliklerini, yaratıcılıklarını geliştirecek sözlü ve yazılı çocuk edebiyatı öğelerini sunarak; şiir, öykü, hikâye yazmaya teşvik etmeliyiz. Çocukların yazma alışkanlığı kazanması ile birlikte şikâyet ettiğimiz “Çocuklar okuduklarını anlamıyor!” sorununu da çözebiliriz.  İstiklal Marşımızda olduğu gibi şiirler, öyküler, edebi yazılar; içerisinde ritim, melodi, estetik, yaratıcılık, metaforlar içerir. İçerdikleri bu unsurlar ile insanların düşüncesine ve yaşam enerjilerine etki ederler. 

Yerel yönetimlerimiz öykü, şiir, hikâye, masal türünde yazma yarışmalarını daha nitelikli hale getirip düzenleyebilirler. Edebiyat atölyesi, çocuk edebiyatı atölyeleri, yaratıcı yazarlık atölyeleri, yazar buluşmaları çalışmalarına yer verebilirler. Pandeminin olumlu bir kazancı olan çevrimiçi toplantı programları kullanılarak daha çok kişiye erişim sağlanabilir. Sosyal medya platformlarında çocukların ve yetişkinlerin yazmalarını destekleyecek ve onlara rehber olacak içerikler üretilip paylaşılabilir. Murat Ercan’ın başkanlığını yaptığı Sincan Belediyesinin “Her güne bir sayfa, her sayfaya bir öykü sığar.” sloganıyla düzenlediği öykü yarışması, Turgay Erdem’in başkanlığını yaptığı Nilüfer Belediyesinin sahne eseri yazma yarışması, İsmet Yıldırım’ın başkanlığını yaptığı Ümraniye Belediyesinin düzenlediği hikâye ve şiir yarışmaları, Mustafa Demir’in başkanlık yaptığı Samsun Büyükşehir Belediyesinin yaratıcı yazarlık atölye çalışmaları yerinde ve güzel örneklerdir.

TBMM Genel Kurulunda, Meclis Başkanı Mustafa Şentop’un ilk imza sahibi olduğu ve meclisteki partilerin imzasının yer aldığı önergeyle, 2021 yılının "İstiklal Marşı Yılı" olmasını içeren düzenleme ile Kurtuluş Savaşı'nın önemini anlatmak amacıyla halkın ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla İstiklal Marşı'nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'u anma etkinliklerinin yapılacak olmasını alkışlıyorum.  2021 “İstiklal Marşı” yılının Ersoy gibi nice şair ve yazarların yetişmesi için bir mihenk taşı olmasının yanında sağlık, başarı ve mutluluklar getirmesini dilerim.

Yazmak için değil her işte, “İz bırakanlarla senin aranda basit bir fark var sadece. Onlar ömür boyu gayret ediyorlar; sen ömür boyu hayret ediyorsun.”  Ersoy’un ifade ettiği gibi gayret gayret…

 

 

ETİKETLER: