SENİN KAHRAMANIN KİM?

Kayıt Tarihi: 01.01.1970 02:00 - Son Güncelleme: 16.04.2026 19:21
YAZI
A

Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de güneşler gibi parlayıp sönmemektir.
Bunun için ölüme bir atılış gerektir.
Atıldıktan sonra da bir daha dönmemektir…

                                              Nihal Atsız

Marya Monas’ın da ifade ettiği gibi “Kahramanı olmayan bir ulusun geleceği de olmaz.” Ne mutlu ki bize geçmişimiz kahramanlarla doludur. Attila, Alp Arslan, Alâeddin Keykubad, Fatih Sultan Mehmet, Sokullu Mehmet Paşa, Mustafa Kemal Atatürk, Fevzi Çakmak, Seyit Onbaşı, Bigalı Mehmet Çavuş, Halide Onbaşı, Gördesli Makbule, Ömer Halis Demir vb. daha ismini sayamadığım her kahramanımız bir değer abidesidir. Bu kahramanların çocuklarımız ve gençlerimizin de kahramanı olmasını sağlamalıyız.

Çocuklar okudukları kitaplarda, kendilerine anlatılan hikâyelerde, izledikleri film ve dizilerde ki kahramanla kendilerini özdeşleştirir. Çocukların çok yönlü düşünmesinde ve analiz etmesinde kahramanların rolü büyüktür. Çünkü çocuklar günlük hayatta örnek aldığı kahraman gibi davranmaya çalışır. Batılı ülkeler, kendi kahramanlarına süper güç ekleyerek çocuklara örnek olarak sunmakta, maalesef bu örneklerin bizim çocuklarımızı da etki altına aldığını üzülerek görmekteyiz. Oysa ki bizim kahramanlarımıza süper bir güç eklemeye ihtiyacımız yoktur. Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda sunabileceğimiz o kadar çok kahraman ve olay vardır ki, bu olaylar eşi bulunmaz türdendir. Bir yaralı düşman askerinin yarasına müdahale edildiği, bir doktorun kendi oğluna ağır yaralı olmasından dolayı tedavi önceliğini vermediği, anası tarafından cepheye kına yakılarak gönderilen askerlerin, kendi gücünün üstünde 215 kg’lık mermiyi kaldıran askerlerin, vatan için açlık ve susuzluğa meydan okuyuş hikâyeleri ile doludur geçmişimiz.

Bu hikâyelerden birini paylaşmak istiyorum. Fransız Generali Guro, şehîd Türk askerlerinin kabirlerini ziyaret ettiği sırada, etrafındaki Fransız olan topluluğa karşı yaptığı konuşmada: “ Efendiler! Müslüman Türk askeri, ender bulunan bir askerdir. Bir sabah günün ilk ışıkları ile birlikte Türklerle süngü harbine başlamıştık. Onlar, çok ama çok mâhir dövüşüyorlardı. Akşam geç vakte kadar süren çarpışmadan sonra yaralılarımızı toplamak üzere karşılıklı bir anlaşma yaptık. Her iki taraf da yaralılarını almaya başladıklarında, ben de harp sahasına çıktım. O karışık hengâmda gördüğüm bir manzara, değme ressamların fırçalarından bile çıkmayacak bir tablo oluşturmaktaydı. Bir Türk askeri, kendi yaralarına, yerden avuçladığı toprakları bastırıyor, kucağında taşıdığı yaralı için ise, gömleğini yırtıp onun yarasını sarmaya çalışıyordu. Efendiler! kendi yarasına toprak bastırdığı hâlde kucağındaki yaralı için gömleğinden parçalar koparan bu fedakâr, kahraman ve asil askerin kucağındaki yaralı bir Fransız askeriydi, bir Fransız askeri!..” 

Okuduğunuz hikâyeden de anlaşılacağı gibi öldürmeyi değil vatanı ve milleti için ölmeyi tercih eden kahramanların mekânıdır Çanakkale. Çocuklarımız ve gençlerimizde olmasını istediğimiz cesaretin, azmin, sabrın, sorumluluğun, fedakârlığın, merhametin kısaca tüm değerlere örnek gösterilecek olan kahramanlarımızın vücut bulduğu yerdir Çanakkale.

Bu gerçek hikâyelerin kahramanlarını, ulusal bilincin ve ülkesinin gelişmesi için büyük fedakârlıklar gösteren; Itri, Fuzuli, Mimar Sinan, Mehmet Akif Ersoy, Ali Kuşçu, Cahit Arf, Kâtip Çelebi, Aziz Sancar, Hulusi Behçet Uz, Oktay Sinanoğlu, Selçuk Bayraktar vb. gibi bilim kahramanlarımızı çocuklarımıza ve gençlerimize tanıtmalıyız.

Bizler milli manevi değerlerine sahip bir nesil yetiştirmek istiyorsak, kendi kahramanlarımızı çocuklara sunmak için teknolojik gelişmelerden ve medyadan faydalanmalıyız. Yerel yönetimlerimiz Çanakkale’yi, tüm çocuklarımızın ziyaret etmesini sağlamalı, ziyarette küçük tiyatrolar ve sunumlar ile yaşananlar canlandırılmalı ve kahramanlar konuşturulmalıdır.  Konya Selçuklu Belediyesi tarafından bu uygulama gerçekleştirilmiş ve lise gençleri üzerinde olumlu etkileri olduğu gözlemlenmiştir. Yerel yönetimlerimiz ziyaret imkânı sağlanamadığı takdirde, kahramanların ve yaşanan olayların anlatımında en etkili olan; sinema, dizi, film, kitaplar, dijital oyunlar, animasyon çizgi filmler ve artırılmış gerçeklik uygulama araçları kullanarak çocuk ve gençlere ulaşabilirler. Bunun için de kahramanları tanıtan kısa filmler hazırlatabilirler.

Geçmişimizde yaşadığımız mücadelelerin taçlandırılması için yeni kahramanlara ihtiyacımız vardır. Bu kahramanlar, ülkesinin gelişmesini sağlayan, teknolojiyi insanlık için kullanan, geçmiş kahramanlarımızdan aldığı feyzle mazlumun yanında yer alacak ve yeni icatları ülkesinin imkânına sunacak kişiler olacaktır.  

1071’den bugüne pek çok alanda destan yazan kahramanlarımızı örnek alarak, çocuklarımızı ve gençlerimizi yeni destanlar yazacağı bir bilinçle yetiştirdiğimiz de şehitlerimizi en güzel şekilde yâd etmiş olacağız.

ETİKETLER: