SİBER DÜNYA VE EĞİTİM
Teknolojide yaşanan gelişim ve internetin etkisi ile iletişimde büyük gelişmeler yaşanmaktadır. Siber dünyanın mekânı internet, akıllı telefonlar ile insanların zorunlu kullandığı bir araç haline gelmiştir. Salgın nedeniyle internet ortamında gerçekleştirilen işlem sayısı artmıştır. En küçük işletmeler bile satış işlemlerini internet ortamına taşımışlar, eğitimler çevrimiçi programlarla verilmeye başlanmış, kamu kurumları birçok işlemi internet üzerinden gerçekleştirmeye başlamıştır. Uzaktan çalışma sistemi ile haberleşmelerde yoğun bir e-posta kullanılmaktadır. İnsanlar alışverişlerini giyim, market ve diğer ihtiyaçlarının çoğunu sanal ortamı kullanarak gerçekleştirmektedir. Çok yakında bu sanal ağa araçlarımız, akıllı şehirlerimiz, evlerimiz hatta elektronik ev aletlerimiz de dâhil olacaktır. Nesnelerin iletişeceği ve akıllı telefonlarımızdan kullanacağımız programlarla nesnelere müdahale edeceğimiz geleceğin başlangıcındayız. Yapay zekânın daha etkin kullanılması ile siber risklere karşı ülkeler ve uluslararası kuruluşlar yeni tedbirler geliştirmek zorunda kalacaktır. Bu tedbirlerden en önemlisi ise kişisel verilerin korunması için sanal ortam güvenliğinin sağlanması ve siber saldırılar için bilinçli bir toplum oluşturmaktır.
***
Siber dünyanın risklerinin farkında olan bir toplum oluşturmak için bireylerin ilkokul çağından itibaren bilgilendirilerek toplum bilincinin oluşturulması gerekmektedir. Siber dünyada söz sahibi olabilmek ve güvenliği sağlamak istiyorsak bu alanda içerik üretimini gerçekleştirmemiz gerekmektedir. İçerik üretimi, sosyal medya okuryazarlığı, program yazılımları, siber savunma, siber istihbarat, siber savunma uzmanlığı, ağ açıkları, ağ güvenlikleri gibi gelecekte değil; şu an meslek haline gelmiş sanal ortamdaki riskleri önleyecek insan kaynağının yetiştirilmesine de öncelik verilmelidir. Geliştirilecek mesajlaşma programı, çevrimiçi oyunların, toplantı programlarının veri alanının, resim, müzik, animasyon, sanal gerçeklik gibi yazılımların geliştirilmesi ve güncellenmesinin milli imkânlarla milli insan kaynağı ile gerçekleştirilmesi için bilişimle üretim çalışmalarına hız verilmelidir.
Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinin tüm eğitim kademelerine yönelik düzenlediği “Siber Zeka Bilgi Yarışması” bir milyona yakın öğrencinin katılımı ile yapılarak siber güvenlik bilincinin oluşturulması adına güzel bir örnek olmuştur. Ülkemiz adına gurur duyacağımız milli olarak geliştirilen ve TSK’de kullanılmaya başlanan, siber güvenlik kalkanını oluşturacak “ Ahtopot” yerel yönetimlerimizde test edilmektedir. Milli teknoloji hamlesi kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının, Gençlik ve Spor Bakanlığının, TÜBİTAK ve Türkiye Teknoloji Vakfının birlikte yürüttüğü çalışma kapsamında 81 ilde 100 Deneyap Teknoloji atölyesi kurulması, verilecek eğitimlerden birinin de siber güvenlik olması, ülkemiz adına sevindirici bir gelişmedir. Yerel yönetimlerimizden Lokman Çağırıcı’nın Başkanı olduğu Bağcılar Belediyesinin “Siber Güvenlik Operasyon Merkezi Projesi”, Uğur İbrahim Altay’ın başkanlığını yaptığı Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Komek kursları altında siber tehdit istihbaratı kurslarının açılması ve birçok belediye tarafından personellerine bilgi güvenliği eğitimi verilmesi yerinde ve güzel örneklerdir.
***
Yerel yönetimlerimiz, siber güvenlik alanında gerekli insan kaynağının yetiştirilmesi için kurslar açması ve açılan kurslarda eğitim alan bireylerin istihdamının kamu ve özel sektörle buluşturulmasını sağlayabilirler. Siber tehditler, sosyal medya kullanımı konulu konferans, panel gibi faaliyetlere yüz yüze ya da çevrimiçi programlarla ev sahipliği yapabilirler. Ülkemizde kendini yetiştirmiş uluslararası şirketlerin programlarının açıklarını bulan bireylerin gelişimlerini desteklemek için, eğitim ve çalışma mekânı gibi imkânlar sunabilirler. Bu alanda kendini yetiştirmiş, 16 yaşındaki Süha Erler, büyük bir iletişim devinin bazı programlarındaki açığı tespit etmiştir. 20 yaşındaki Ahmet Mersin, Hollanda Merkez Bankası ve buna benzer önemli kuruluşların açıklarını tespit ederek düzeltilmesini sağlamıştır. Cihan Nalbant, Batuhan Katırcı gibi çocuk yaşta bu alanlarını geliştiren birçok gencimiz mevcuttur. Geleceğimizin sanal dünyasındaki güvenliğimizi sağlamak için kendini siber alanda ispat emiş meraklı gençlerimize imkân sunmak ve istihdamlarını sağlayarak çevresindeki gençlere de örnek olacak şekilde usta çırak ilişkisini içerecek siber güvenlik atölyeleri kurmak olmalıdır.
***
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Eğer biz kendi vatandaşlarımızdan başlayan siber dünyadaki her bireye hitap edecek, onları kendi mecralarımıza çekecek içerik üretemezsek, bu savunma hattını korumakta başarılı olamayız. Müziğinden resmine, sinema ve dizisinden grafiğine kadar tüm dallarıyla sanat, bu içerik üretiminin en kritik bölümüdür. Önümüzdeki dönemde siber vatana hem teknik altyapımızı güçlendirerek, hem ilhamını kendi medeniyetimizden aldığımız içerik üretimimizi artırarak sahip çıkmakta kararlıyız.” Çağrısına eğitimle destek olmalıyız.

