ENGEL-SİZ EMPATİ

Kayıt Tarihi: 01.01.1970 02:00 - Son Güncelleme: 16.04.2026 23:32
YAZI
A

Başkasının ne yaşadığını ve nasıl hissettiğini içselleştirebiliyorsak empati kurabiliyorsak ona değer veriyoruz, demektir. Empati, sözcüklerden çok davranışlarımıza yansıdığı için saygıyı da beraberinde getirir. Saygının ve empatinin olduğu yerde gerçek anlamda birliktelikten bahsedebiliriz. Toplumda birlikte yaşadığımız, kendimizden farklı bireylere de saygı göstermeli ve onları anlamalıyız. Engelli bireylere yardımcı olmak ya da hayat koşullarını kolaylaştırmaktan bahsetmiyorum. Günlük hayatın içinde normal bireyler gibi standartlara sahip olmalarını sağlamak, onlara diğer bireylerle eşit olanaklar sunabilmek olmalı amacımız. Hayatı normal yaşayabilmelerini sağlamak bence, eşit haklara sahip olmak adına onlarla hareket etmektir. Onlara eğitim hayatında ve normal yaşamlarında fırsat ve imkân eşitliği sunmaktır. Örneğin; fiziksel engelli bir öğrencinin sınıfına ulaşımı için asansör varsa sınıfını değiştirmeden asansörü kullanmasını sağlamak, asansör yoksa ona verilen bir lütuf gibi hareket etmeden sınıfını zemin kata yerleştirmek. Kısaca onun için rahat edeceği koşulları onlardan istek gelmeden sağlayabilmektir.

Engelli bireylere imkânlar tanınması, yeteneklerinin keşfedilmesi ve becerilerinin geliştirilmesinde onlara farklı kapıların açılmasını sağlayacaktır. Toplum içinde kendilerini değerli görmelerinin yanında, alacakları eğitimle istihdam edilecek ve yaşamlarını idame ettirmek için kimseye ihtiyaç duymadan topluma yararlı olmanın verdiği hazla mutlu bir yaşam süreceklerdir. Bazen de bu bireyleri, engellerini aşan işlerle karşımıza çıktıklarını göreceğiz. Doğuştan görme engelli Eşref ARMAĞAN gibi. Armağan, altı yaşında karakalem çalışması yapmaya başlamıştır.Kendi yeteneğini kendisi keşfetmiş ve tüm dünyada ün yapmış bir ressam olmuştur. Aşık Veysel, yedi yaşında görme engelli olduğunda babasının aldığı sazla hayatı değişmiştir. Balık Kız Sümeyye, doğuştan iki kolu olmayan Sümeyye, Avrupa paralimpik yüzme şampiyonasında altın madalya kazanmıştır. Bunun gibi pek çok örnek vermek mümkündür. Bu bireylerin ortak özellikleri, bir alanda topluma faydalı olmakla birlikte bir uğraş edinmeleridir.

Hayattaki en büyük engellerden biri de sosyalleşmenin önündeki duvarlardır. Bizler, engelliler için eğitimde nasıl çaba gösteriyorsak eğitim süreci bittiğinde de onlara en uygun istihdam alanlarını sağlamamız gerekiyor. Toplumsal mutluluk bu şekilde gerçekleşecektir. Yüzlerindeki gülümseme hepimiz için bir umut olacaktır.

Bu umut yolunda, ülkemizde son zamanlarda engellilere yönelik güzel uygulamalar görülmektedir. Engelli rampalarından tutun, eğitimlerinde destek sağlayacak rehabilitasyon desteğine kadar birçok çalışma gerçekleştirilmektedir. Yerel yönetimlerimizde de örnek olacak birçok çalışma yapılmaktadır. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın önderliğinde Selçuklu Belediyesi Başkanlığı döneminde SOBE(Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim vakfı)hizmet vermeye başlamıştır. Bu merkezde uluslararası standartta bir eğitim,otizmli çocukların hizmetine sunulmuştur. Merkezde alanında uzman kişiler tarafından eğitimler verilmekle birlikte Selçuklu Belediyesinin yeni Başkanı Ahmet PEKYATIRMACI’nın desteği ile genişletme çalışmaları atölyeler ile devam etmektedir. Bu atölyelerde otizmli bireylerin istihdamı planlanmaktadır. Kocaeli Sanayi Odasının kurduğu Bizimköy Engelliler Üretim Merkezi, Sakarya Belediyesi tarafından Engelsiz Kariyer ve İstihdam Günü de güzel bir örnektir. Engellilere yönelik eğitim ve sosyalleşme çalışmaları,onlar ve aileleri için de önemlidir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 2014 yılında başlatılan Florya Engelliler Yaz Kampı, Etimesgut Belediyesi tarafından yapılan Engelsiz Yaşam Parkı örnek gösterilecek uygulamalar arasındadır. Açık parklar, ülkemizde kış mevsimi koşulları düşünülerek kapalı ortamlara da uygun hale getirilebilir. Hatta içinde alanında uzman fizyoterapist, beden eğitimi öğretmeni gibi kişiler istihdam edilerek çocukların sadece eğlenmeleri değil kendilerini geliştirmelerine yönelik aktiviteler de sunulmalıdır. İşi biraz daha ileri götürerek kil atölyesi kurulup sadece kilden basit malzemeler yaptırılarak nitelikli zaman geçirmelerine destek verilebilir. Engellilere yönelik yapılacak eğitim faaliyetleri,sürdürülebilir olmalı ve istihdam olanağı sunmalıdır. Bunun için şehirdeki tüm kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılarak engel düzeyine uygun iş pozisyonları üretilmelidir. Bunun güzel bir örneği de Van İpekyolu Belediyesi tarafından açılan içinde engellilerin istihdam edildiği engelliler kafeteryasıdır. Yerel yönetimlerimizin örnek çalışmalarını dile getirmek, mutluluk verici olmakla birlikte bu örneklerin uluslararası yapılan çalışmalar incelenerek çoğaltılması da en büyük arzumuzdur.

Hepimizin farklı yetenekleri ve potansiyelleri vardır. Bizleri birbirimizden ayırt ederken birlikteliğimize değer katan tüm farklılıklarımız engelsiz empati ile yaşamımızı değerli kılar.

“3 Aralık Dünya Engelliler Günü” yeni bir başlangıç olur umarım.

 

ETİKETLER: